| |
Sex Fıkraları (Erotik)
|
DON YASAĞI |
|
|
Osmanlı döneminde
Arabistanda erkekler uzun bir entari giyer, içlerine de don
giymezlermiş. Rüzgarda falan her yerleri gözükürmüş. Bunu duyan
Osmanlı padişahı Arabistana elçi gönderir bu olayı kaldırmak için.
Bir gün sokakta yine donsuz entari giymiş adam yakalarlar ve
mahkemeye çıkartırlar. Hakim sorar.
-adın ne?
-abdulhamit
-babanın ismi?
-abdülaziz
-evli misin
5 karım var
-1.ciden 15 çocuk 2.ciden 20 3.den 12 4.den16 5.den 17..........der
Hakimin kararı
-Abdülaziz oğlu Abdülmecitin don giymeye vakti olmadığından
beraatine........
|
|
UÇAKTA GİDERKEN |
|
|
Bir gün bi uçakta
fransiz,ingiliz,alman,rus,iranli,hollandali ve türk laylaylom
gidiyolarmis.
Neyse uçak rotasini takip ederek giderken ingilterenin üstünden
geçiyo.Ingiliz söyle bi asagilari süzüyo ve lafa giriyor :
- Arkadaslar,burasi benim memleketim ingiltere.Bizim diyo biramiz
acaip meshurdur sahane biralar üretiriz içmelere doyamazsiniz..
Neyse ingiltere bitiyor fransa nin üstünden geçiyo ve fransiz daliyo:
- Burasi da fransa bizim kizlarimiz meshurdur öpmelere kiyamazsin.
Derken almanya ya geliyo uçak alman bi iç çekiyo ..
- Hey gidi memleket diyo biz diyo bi arabalar üretiriz binmelere kiyamazsiniz..
Sonra efenim geliyo hollanda ya hollandali bakiyro sööyle bi asagiya:
- Burasi da hollanda diyo ah o güzel evler diyo bizim evlerimiz
meshurdur...
Uçak geçiyor rusyaya sonra (nasil bi rotaysa artik):
- Rus bakiyo assaa bizim diyo kgb miz meshurdur dünya da sinek
havalansa haberdardir...
Sonra irana dönüyo uçak iranli bakiyo söyle bi göz süzerek:
- Abiler diyo burasi da iran bizim de halimiz meshurdur diyo
yumusaciktir..
geldik türkiye ye..
- Türk bakiyo abi assa düsün düsün nerden baslasamki
(o kadar çok meshur seyimiz var ki en orjinalini söölemeliyim diye)
hah buldum diye düsünüyo ve basliyor anlatmaya...
- Arkadaslar diyo burasi türkiye.Bizim diyo delikanlimiz çok meshurdur.Oyleki
alir fransizin kizini,
içer ingilizin birasini ,atar almanin arabasina ,götürür
hollandalinin evine ,yatirir iranlinin halisina ,
çatir çatir s.ker , kgb nin de bi s.kimden haberi olmaz.....:-))
|
|
RAHİBE |
|
|
Bir rahibe günah
çıkartmak için rahibin yanına gidiyor. Rahibe:
-Benim hayatımda bir erkek var, ama o..... çocuğunun teki diyor.
Rahip soruyor:
-Neden ona o.... çocuğu diyorsun?
-Çünkü o benim yanağımı okşayıp, beni öpüyor.
Rahip, rahibenin yanağını okşamış ve öpmüş sonra sormuş:
-Böyle mi?
-Evet!
-Bu ona o..... çocuğu demeni gerektirmez kızım!
-Ama o benim elbiselerimi çıkartıp vücudumu da okşayıp öpüyor.
Rahip rahibenin elbiselerini çıkartmış ve bir süre sevişmişler.
Sonra rahip yeniden sormuş: -Böyle mi?
-Evet!
-Ama bu da ona o..... çocuğu demeni gerektirmez.
-İyi de peder, sonra bir güzel beceriyor beni.
Rahip bunun üstüne rahibeyi beceriyor ve tabii ki soruyor;
-Böyle mi?
-Evet diyor yeniden rahibe.
Rahip:
-Bu da ona o..... çocuğu demen için yeterli sebep değil.
Rahibe bu sefer bağırıyor:
-Ama o AİDS'liymiş.
-Vay o..... çocuğu!
|
|
BİR TABUR ASKER |
|
Bir kasabanın kilisesinde papaz vaaz
vermektedir. Konu kasaba nufusunun azlığına gelir ve papaz halkı
çocuk yapmak için
"Eşiyle cinsel ilişkide bulunan her kimse bir tabur düşman askeri
öldürmüş kadar sevap kazanır" der.
Vaazdan sonra evine dönen çiftlerden birinde kadın kocasına yaklaşır
ve
"Hadi kocacım bir tabur asker öldürelim" der. Kocası kabul eder ve
birlikte olurlar. Aradan yarım saat geçer, kadın yeniden gelir,
"Hadi kocacım bir tabur düşman askeri daha öldürelim" der. Adam yine
kabul eder ve yeniden birleşirler. Aradan bir saat geçer, kadın
yeniden gelir
"Hadi kocacım bir tabur daha öldürelim" der, adam oflaya puflaya
kabul eder ve yeniden birlikte olurlar. Bunun üzerinden bir saat
geçer kadın yine ister adam bir nevi çaresiz yine "hadi" der, bu
sırada çıkarttıkları seslerden rahatsız olan oğulları gelir odaya:
"Ya çok gürültü yapıyorsunuz uyuyamıyorum"
Babası yakınır:
"Ne yapayım oğlum, düşman askerleri ananin *mına karargah kurmuş,
öldür öldür bitmiyor.
|
|
SÖZLÜ |
|
|
Ogretmen sinifda
sozlu yapiyormus.Onlerde oturan Ayse'yi kaldirmis..
OGRETMEN:Soyle bakalim kizim bir otobusde gidiyorsun hava cok sicak
ne yaparsin?
AYSE:Otobusun camini acarim hocam
OGRETMEN:Peki disardan gelen hava basincini olcebilirmisin?
AYSE:Hayir hocam.
OGRETMEN:otur sifir
Ogretmenin gozune ortalarda oturan Ali ilisir bu sefer..
Soyle bakalim Ali bir otobuste gidiyorsun,hava cok sicak ne yaparsin?
ALI:Otobusu tavanini kaldiririm hocam?
OGRETMEN:Peki tavandan gelen hava basincini olcebilirmisin?
ALI:Hayir hocam.
OGRETMEN:Otur sifir.
Sirada en arkada kosede oturan sinifin yaramaz cocugu Metin vardir.
OGRETMEN:Soyle bakalim Metin bir otobuste gidiyorsun hava cok sicak
ne yaparsin?
METIN:Ceketimi cikaririm hocam.
OGRETMEN:Olum hava cok sicak dedim.
METIN:Gomlegimi cikaririm hocam.
OGRETMEN:Olum kizdirma beni hava cok sicak ceketini de gomleginide
cikarttin ama hala terliyorsun.
METIN:Pantolonumu ve ic camasirlarimi cikaririm hocam.
OGRETMEN:Olum herseyini cikarttin ama hala terliyorsun ne yaparsin?
METIN: *otumu *iktiririm ama o camla tavani actirmam hocam.
|
|
ÜÇ YUMURTA |
|
|
İki adam yolda
giderken eski bir gaz lambası görürler ver tekme atarlar. Lambanın
kapağı açılır ve içinden bir cin çıkar. Bu sayede serbest kalan cin
adamlara bir iyilikte bulunmak ister ve herbirine üçer adet sihirli
yumurta verir sonra adamlara söyle der:
- Bir isteğiniz olduğu zaman önce yumurtayı kırıp sonra dileğinizi
söyleyin ve anında gerçekleşir.
Yumurtaları alan adamlar heycanla ayrı ayrı yönlere koşarak
giderler.
Altı ay sonra bu adamlar yine karşılaşırlar. Biri cok zengin
olmuştur,diğerinde ise hiçbir değişiklik olmamıştır. Zengin olan
diğerine yumurtaları ne yaptığını sorar. Diğeride başlar anlatmaya:
- Senden ayrıldıktan sonra yumurtalardan biri elimden düştü ve
kırıldı ''aha şimdi *arrağı yedik'' der demez her taraftan *arraklar
gelmeye basladı, sonra ikinci yumurtayı kırdım ve bütün *araklar
gitsin dedim.
Diğeri sormus: 'Peki üçüncü yumurtayı ne yaptın''
- Ne yapayım, kendi *aragımı geri cağırdım.
|
|
SAYISAL |
|
|
Adamın biri bir
bankaya girmiş ve bankadaki görevli kadına:
".mına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum"
demiş. Kadın bir anda böyle bir laf beklemediği için şaşırmış ve
afallamış...
- "Afedersiniz anlayamadım, tekrar eder misiniz?" demiş. Bunun
üzerine adam:
".mına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum" demiş
tekrar, kadın çok bozulmuş ve:
- "Aman beyfendi sözlerinize dikkat edin lütfen ve lütfen ne
istediğinizi kibarca söyleyin" demiş. Neyse adamda hiçbir değişme
yok, aynı lafı tekrar tekrar söylemiş. En sonunda bankodaki kadın
dayanamamış ve
"Ben sizi müdürümün yanına götüreyim, derdinizi ona anlatın" demiş.
Müdürün yanına gitmişler adam gene aynı şekilde müdüre isteğini
iletmiş. Müdür:
- "Beyfendi elemanım son derece haklı, bu şekilde konuşursanız
korkarım size yardımcı olamayacağım, lütfen bu şekilde konuşmanızın
nedenini anlatır mısınız?" demiş.
Bunun üzerine adam
"Azına sıçtımın sayısal lotosunda en büyük ikramiye bana çıktı ve
bunu .mına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırarak
değerlendirmek istiyorum"demiş...
Bu lafı duyan müdür eliyle bankodaki bayanı işaret ederek:
- "Ve bu *rospu size yardımcı olmuyor ha...?"
|
|
ATIL KURT |
|
|
Tarkan bir gün kız
arkadaşı ile sevişiyormuş kurdu ise odanın ortasına oturmuş onları
izliyor, o arada bizans ordusu saldırmaya başlıyor.
Tarkan;
- "Atıl kurt" diye seslenir.
Kurt;
- "Tabi *mına *oyim hep atıl hiç katıl yok!!!".
|
|
ZENCİ |
|
|
Şimdi iki
amerikalı bir barda oturuyolar. Bunlardan biri zenci biri de beyaz.
Acayip sarhoş bu adamlar. Neyse beyaz olan biraz ırkçı, zenciye
diyorki:
- sizin avuç içleriniz ve ayaklarınızın altı neden beyazdır
biliyomusun?
zenci anlıyo bi bokluk olcağını ama merak da ediyo adamın ne
söylicegini!
- neden beyazmış söyle bakalım diyo
beyaz da:
- çünkü tanrı sizi boyarken siz dört ayağınızın üzerindeydiniz diyo
zenci acayip sinirleniyo bardaki herkes kesin kavga çıkacak diye
beklerken zenci beyaza bi soru soruyo:
- peki sen karının orasındaki tüyler neden siyahtır onu biliyomusun?
der!
bu sefer de beyaz acayip sinirleniyo ama o da zencinin ne
söylicegini merak ediyo.
- neden? diye soruyo zencide:
- çünkü karını zikerken boyam kurumamıştı diyo.
|
|
KRALIN ATI |
|
|
Kral atını çok ama
çok severmiş, onu her şeyden üstün tutar adeta üzerine titrermiş,
ama bizim kral son zamanlar baya dertliymiş çünkü atı sürekli
ağlamaktaymış, gel zaman git zaman bizim kral ülkenin dört bir
yanına haber salmış ve atını güldüreni ödüllendireceğini, malk mülk
sahibi yapacağını bunu başaramıyanlarında kellerinin gideceğini
duyurmuş. Çok kişi şansını denemişsede atı bir türlü güldürememiş ve
kellerinden olmuşlar...
Osmanlının biride şansını denemek istemiş ve krala başvurmuş, neyse
bizim osmanlıyı atmışlar ahıra, iki dakika geçmeden atın kahkahaları
duyulmaya başlamış ve bizimkisi ödülünü alıp köyüne dönmüş, kral bu
işe bir türlü anlam verememişsede, atının gülmesine çok mutlu olmuş.
Aradan üç ay geçmesine rağmen at hala kahkahalar atıp gülmeye devam
ediyormuş. Bunun üzerine bizim osmanlıyı tekrar çağırıp atı eskisi
gibi ağlatmasını istemişler.
Bizimkisi yine ahıra dalmış ve iki dakika içinde atı hüngür hüngür
ağlatmayı başarmış. Kral dayanamayıp osmanlıyı yanına çağırmış ve
sormuş;
- ''Yahu osmanlı bu ata sen neyapıyosun''.
- ''Kulağına bişeyler fısıldadım sadece efendım''.
- ''Ne fısıldadın'ki ilk önce kahkahaya boğuldu bu at''.
- ''Hiiiiç sadece benimkisi seninkinden daha büyük dedim''.
- ''Yaa peki nasıl ağlattın''
- ''ikinci seferde çıkarıp gösterdim efendim''...
|
|